DOLAR 16,7147 0.07%
EURO 17,4870 -0.25%
ALTIN 966,09-0,38
BITCOIN 324293-0,05%
Adıyaman
30°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Tırpan “ 3600 gösterge sözü yerine getirilmeli”

Tırpan “ 3600 gösterge sözü yerine getirilmeli”

ABONE OL
10 Ocak 2021 18:17
Tırpan “ 3600 gösterge sözü yerine getirilmeli”
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Reklam

Anadolu EKSEN Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Tırpan, eğitim meseleleri üzerine değerlendirmede bulundu.

Tırpan, yaptığı açıklamada 3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, “Memurların, aylık maaşlarının, emekli olduktan sonra alacakları aylıkların ve emekli ikramiyelerinin belirlenmesinde büyük rol taşıyan ek gösterge önemli bir unsurdur. Ek göstergenin yüksek olması emekli aylığı ve emekli ikramiyesinin de yüksek olacağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle memurlar bulunmuş oldukları unvanlarının 1. derece kadrolar için belirlenen ek gösterge rakamlarının yüksek olmasını istemektedirler. Bu durumdan dolayı da ek göstergesi 3600 olan bir memur ile 2500 olan bir memurun alacağı zam oranları ya da maaş miktarları aynı olmaz.” dedi.

ŞEFLERİN EK ÖDEME VE ÖZEL HİZMET TAZMİNATININ ARTTIRILMASI

Unvanlar arasındaki hiyerarşik yapıda şefler, şube müdüründen sonra gelen ana kademe yöneticilerdir. Yine şefler kendisinden sonra gelen unvanların da üzerinde yer alan bir pozisyonda sorumluluk ve yetki verilmiş personellerdir. Maalesef ek ödeme oranları belirlenirken şefler ile bir üst unvanlı şube müdürleri arasında ki denge makası şeflerin aleyhine bir şekilde açılmıştır.

Yine, şeflerin aylık maaş kalemlerinden olan özel hizmet tazminatı oranları Bakanlıklar arasında değişim göstermektedir. Eşit işe eşit ücret prensibinden hareketle Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan şef eğitim çalışanlarının hem kurum içinde hem de farklı kurumlarda aynı unvanda görev yapanlar arasında bulunan ücret adaletsizliğinin giderilmesi elzem hale gelmiştir.

Bu Sebeple; Kamu Kurum ve Kuruluşlarında eşit işe eşit ücret kapsamında “ŞEF” olarak görev yapan personellerin “Ek Ödeme Oranının 170” ve “Özel Hizmet Tazminat Oranının 135” olarak belirlenmesi kurum içi ve kurumlar arası ücret adaletsizliğini giderecektir.

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN MAAŞ VE SGK PROBLEMLERİ

Ücretli öğretmenlik, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kadrolu öğretmen açığını kapatmak için ders başına ücretle öğretmen alımına denir. Ücretli öğretmenler belirli bir sözleşme dâhilinde çalışarak kadro dolana kadar çalışmaya devam edebilirler. Ücretli öğretmenlik hem deneyim kazanma hem de belirli bir süre para kazanmak için bir başlangıç diyebiliriz. Öğretmenler kadrolu olana kadar belirli süre tecrübe kazanmak için ücretli öğretmenliğe başvurmaktadırlar. Milli Eğitim Bakanlığının izinli ve raporlu öğretmenlerin açığını kapatmak için uyguladığı bu mesleği icra eden adayların yaptığı iş kadrolu öğretmenlerin görevi kadar kutsaldır. Ancak Ücretli öğretmenlere bir taban aylık belirlendikten sonra ek ders ücreti ödenmelidir. Aynı işi yapan kadrolu öğretmen 5000 lira gibi bir maaş alırken ücretli öğretmene 30 saat ders karşılığı ek ders ödemek adaletsizliğe neden olmaktadır. Aynı zamanda yarıyıl tatilinde sigortalarının kesilmesi ve ücretlerinin kesilmesi ayrı bir problem teşkil etmektedir. Unutmayalım ki ücretli öğretmenler kadrolu öğretmenlerin dayanağı, bir başka deyişle izin alabilme lüksleridir.

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ATAMALARINA SON VERİLMELİ

Sözleşmeli öğretmenler kadrolulara göre daha zorlayıcı çalışma ve özlük haklarına sahipler. Bakanlık Doğu ve Güneydoğu’daki bölgelerde çalışmayı teşvik etmek için sözleşmeli öğretmen ataması yapmak yerine o bölgede çalışacak kadrolu öğretmenlere maddi teşvik uygulamasına gitmelidir. Sözleşmeli öğretmenlerin tamamının kadroya geçirilmesi talebimizi dile getiriyoruz.

Aynı zamanda sözleşmeli öğretmenlerin aile birliği mazeret atamalarında ki eşi sözleşmeli öğretmen olanlara tayin hakkının verilmesine karşın eşi sözleşmeli öğretmen olmayan öğretmenlere tayin hakkı verilmemesi büyük bir adaletsizliktir. Bu uygulama ile eşi esnaf olmak yada kadrolu öğretmen olmak bir ceza haline gelmektedir. Talebimiz öncelikli olarak sözleşmeli öğretmenliğe son verilmesi, son verilmeyecekse özlük haklarındaki sıkıntıların bir an önce iyileştirilmesidir.

PİKTES KAPSAMINDA GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLER

PIKTES, projesinin Millî Eğitim Bakanlığı ile AB Türkiye Delegasyonu arasında “Türkiye’deki Suriyeli Mülteciler için Mali İmkân” (FRIT) anlaşması çerçevesinde imzalanan sözleşme ile Suriyeli çocukların Türk Eğitim Sistemine entegrasyonunda, Millî Eğitim Bakanlığının faaliyetlerini desteklemeyi amaçlayan bir projedir.

Bu proje kapsamında sözleşmeli olarak yıllardır görev yapan sözleşmeli öğretmenlerin daha önce dershane öğretmenlerine yapıldığı gibi kadrolu olarak ya da 657 4/B Sözleşmeli Öğretmen olarak Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde atamalarının yapılmasını istiyoruz. Söz konusu öğretmenler kadroya atanacakları umuduyla ve yaptıkları görev nedeniyle KPSS den uzaklaşmış ve bir an önce atama beklemektedir.

ÖĞRETMENLERİN ALANLARI DIŞINDA RESEN GÖREVLENDİRİLMESİ

İçinde bulunduğumuz salgın sürecinde Öğretmenler gece gündüz demeden EBA, Zoom, Whatsapp gibi. platformlardan uzaktan eğitim sürecini, canlı dersler, eğitsel etkinlik, ödevlendirme, ödevleri kontrol etme gibi yaşamsal bir süreci yürütmektedir. MEB, 26 Mart 2020 tarihinde yayınladığı yazı ile de resmi eğitim kurumlarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerin uzaktan eğitim ve diğer eğitim öğretim faaliyetleri kapsamındaki görevleri yapmak kaydıyla idari izinli sayıldığını bildirmiştir. Ayrıca, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’mun 44. maddesi açıktır: ´Öğretmenler kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kendilerine verilen işlerden başka, meslek dışı her hangi bir görevle yükümlü tutulamazlar’ denilmektedir.

Tabi ki içinde bulunduğumuz süreçte fedakarlık yapmak gereklidir, ancak fedakarlık isteğe bağlı olmak zorundadır. Vefa Destek Grupları ve FİLYASYON çalışmalarında görevlendirilecek olan öğretmenler isteğe bağlı olarak asli görevlerini aksatmadan dilekçe ile başvuru yapmaları kaydıyla oluşturulmalıdır.

EĞİTİM PERSONELLERİNİN GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVLARI

Milli Eğitim Bakanlığı görevde yükselme ve unvan değişikliği gibi sınavları her yılın belirli bir döneminde belirlediği bir tarihte yapmalı ve bu tarihi sabitlemelidir. Örneğin MEB Unvan Değişikliği Sınavını en son 2015 yılında yapmış ve o sınavdan bu zamana kadar eğitim personelleri fırsat beklemektedir. Sınav tarihlerinin belirsizliği çalışan personelin kafasını sürekli olarak meşgul etmektedir.

Aynı zamanda unvan değişikliği sınavlarında bazı kadrolar özellikle ilan edilmeyerek (Saymanlık ve Uzmanlık Kadroları) bu kadrolara sınav yerine bakanlığın taktiriyle yani siyaseten atama yapılmasına bir son verilmelidir.

En kısa zamanda sınav tarihleri belirlenmeli, çalışanlara tebliğ edilmeli, zaman sabitlemesine gidilmeli ve atamalarda mülakat yerine liyakat gözetilmelidir.

 

RUSÇA VE MESLEK DERSLERİ ÖĞRETMENLERİNİN BEKLEDİĞİ KADRO

Ülkemizde 50 yi aşkın Turizm Meslek Lisesi, bunun yanında Hizmet İçi Eğitim Merkezleri mevcut olmakla beraber, Halk Eğitim Merkezleri ve Gençlik Merkezinde açılan kurslar mevcuttur. Eğitim sistemimizde Rusça dersi Turizm Meslek Liselerinde 8 saat zorunlu olarak eklenmiştir. Bu ihtiyaçlar birçok ilimizde ücretli öğretmenlerce giderilmektedir. Rusça ve Meslek Dersleri mezunu yüzlerce öğretmen atama beklemektedir. Yapılacak olan ilk atamalarda Rusça ve Meslek Dersleri öğretmenlerinin kontenjanlarının arttırılması gerekmektedir.

EVDEKİ ÖĞRETMENLERİMİZ ANNELER

İçinde bulunduğumuz salgın sürecinde evlerimiz bir eğitim yuvasına dönüşmüş, öğretmenler her ne kadar uzaktan eğitimle derslere devam etse de evlerinde öğrencilerle bire bir ilgilenen ödevlerini yaptıran, kontrol eden gün içinde saatlerini öğrencisine ayıran annelerimiz unutulmamalıdır. Onların bu gayretlerinin küçük te olsa bir maddi ödeme ile ödüllendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.”

 

 

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.