DOLAR 16,1961 0.71%
EURO 17,3337 0.16%
ALTIN 966,490,04
BITCOIN 4819532,73%
Adıyaman
20°

AÇIK

13:06

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

TEDAVİSİ OLMAYAN HASTALIKLAR

TEDAVİSİ OLMAYAN HASTALIKLAR

ABONE OL
27 Mart 2022 00:09
TEDAVİSİ OLMAYAN HASTALIKLAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Reklam

 

Merhaba sevgili dostlar.  Öncelikle bir sağlıkçı olmadığımı ve sağlık alanında lisans ya da yüksek lisans yapmadığımı belirtmek istiyorum. Ancak, bahsedeceğim hastalıklar için sanırım sağlıkçı olmaya gerek yok.

Sevgili dostlar; sizlere iki yıldır hayatımızda var olan ve binlerce sevenimizi, kapı komşumuzu aramızdan alıp götüren ve halen götürmeye de devam eden Korona Virüsten bahsetmeyeceğim. Her yıl yaklaşık 130 bin insanımızın ölümüne sebep olan kanser hastalığından da bahsetmeyeceğim. Bahsedeceğim konular, ölümcül olmamakla beraber doğurduğu sonuçlar itibariyle bir kanser kadar bir Covid-19 kadar tehlikelidir.  Çünkü bu hastalıkların tedavisi mümkün değildir.

İsterseniz tedavisi mümkün olmayan bu hastalıkların birkaç tanesinden kısaca söz edelim.

Rüşvet almak, rüşvet vermek ya da adam kayırmak.  Hakkı olanı haksıza vermek. Yani güçsüzün hakkını güçlüye, bilenin hakkını bilmeyene, adamı olmayanın hakkını (sözde) adamı olana teslim etmek… En acı tarafı da bu ahlaki ve insani olmayan hastalığın yayılmasına göz yummak.

Hayati önem arz eden sınavlarda birilerine yardım etmek. Çalışanın, onca zaman akıttığı alın terini hiçe sayıp, çalışmayana sınavı kazandırmak. O güzelim günahsız ve temiz olan “YARDIM” kelimesini yerden yere vurarak kirletmek… Ne hakla?…

Hiç kimse yemiyormuş, içmiyormuş gibisine; yediğini, içtiğini şişkin yanaklarla sosyal medyada paylaşmak. Ne kadar çirkin değil mi? Sanki diğer insanlar her zaman aç ve ot yiyorlar…

Ayda yılda bir defa da olsa tatile gittiğini olur olmaz fotoğraflarla paylaşmak.  Sanki “Ohhh, ne güzel, bakın tatildeyim. Siz gidemediniz işte.” der gibi. Ya da tatilde olduğunu ispatlamak zorundaymış gibi. Ne diyelim?..

Geldiğimiz bu çağda hayati önem taşıyan teknoloji okur yazarlığından mahrum kalmak. Kullandığı kredi kartı, banka kartı, internet bankacılığı, Pink kodu vb.  Bir başkasının rahatlıkla ulaşabileceği ve çözebileceği şifresini ya doğum tarihi ya da 1111 olarak belirlemek. Haliyle bedelini de çok ağır ödemek. Yazık…

Çalışmayan televizyonuna, radyoya, bilgisayara hatta buzdolabına, çamaşır makinasına bile tekme tokat atarak çalıştırmaya çalışmak. Olmadı, defalarca kapatıp yeniden açmak. Nereye kadar?…

Semt pazarlarında gezerken tezgâhlardaki malın fiyatını onlarca kez kendi kulaklarıyla duyduğu halde parmağını uzatarak “Bakar mısınız, şu ne kadar, bu ne kadar? demek. Nasıl bir davranış bilemiyorum.

Sağlığın, insanlık tarihinde ve özellikle virüslerin kol gezdiği bu zamanda önemini hiçe sayıp sağa sola tükürmek. Hiçbir tedbir almadan hapşırmak, öksürmek, aksırmak.  Ne kadar da ayıp değil mi?…

Daha neler, neler?…

Sevgili dostlar; tedavisi olmayan bu hastalıkların iyileşmesi mümkün olmamakla beraber hayatımızda istemediğimiz derin izler bırakmaktadır. Uzmanlar demiş ya alışılmış yanlış bir davranışın yok olabilmesi için 25 yıla ihtiyaç var. Koca 25 yıl. Neredeyse bir ömür.

O halde adına terbiye dediğimiz EĞİTİMİ zamanında almamız ve zamanında çocuklarımıza vererek tedavisi olmayan bu hastalıklardan kurtulmamız gerekir. Aksi takdirde her gün biraz daha kaybederiz. Mevlâna demiş ya “Siz bırakın çocuklarınızı, kendinizi düzeltin onlar sonunda size çekeceklerdir.”

Kalın sağlıcakla…

Uzm. Öğrt. Aziz ÖZBİLGİÇ azizozbilgic@gmail.com.

 

 

 

 

 

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.